Ülkemizde her gün binlerce trafik kazası meydana geliyor. Çoğu zaman kazanın hemen ardından araçlardaki maddi hasara, yani “değer kaybına” odaklanılsa da aslında en hayati konu insan sağlığıdır. Bir trafik kazası sonucunda yaralanan, sakat kalan veya uzun süre tedavi görmek zorunda kalan kişilerin hayatı hem maddi hem de psikolojik olarak derinden sarsılır.

Hukuk sistemimiz, bu sarsıntıyı bir nebze olsun hafifletmek ve mağdurun kaza öncesi durumuna (maddi olarak) geri dönebilmesini sağlamak için bedensel (cismani) zarar tazminatı kurumunu düzenlemiştir. Peki, bir kazada yaralandığınızda hukuki olarak hangi haklara sahipsiniz? Süreç nasıl işler ve nelere dikkat etmelisiniz? Gelin, karmaşık hukuki terimlere boğulmadan bu soruların cevaplarına birlikte bakalım.

BEDENSEL (CİSMANİ) ZARAR NEDİR?

Hukuk dilinde “cismani zarar” olarak adlandırılan kavram, aslında kişinin fiziksel veya ruhsal bütünlüğüne verilen her türlü zararı ifade eder. Bir trafik kazasında kemik kırılması, iç organ yaralanması, uzuv kaybı yaşanması veya kişinin kaza nedeniyle ağır bir psikolojik travma geçirmesi bedensel zarar kapsamındadır.

Eğer kazada sizin hiçbir kusurunuz yoksa veya kusurunuz karşı taraftan daha azsa, uğradığınız bu zararların maddi karşılığını talep etme hakkınız doğar.

YARALANMALI KAZALARDA HANGİ TAZMİNATLAR TALEP EDİLEBİLİR?

Kazazedelerin en çok kafa karışıklığı yaşadığı nokta, neleri talep edebileceklerini tam olarak bilememeleridir. Bedensel bir zarar söz konusu olduğunda talep edebileceğiniz ana tazminat kalemleri şunlardır:

  1. Sürekli İş Göremezlik (Kalıcı Sakatlık) Tazminatı

En önemli ve hesaplaması en titiz yapılması gereken tazminat türüdür. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra vücudunuzda kalıcı bir hasar (örneğin; bacakta aksama, kolun belirli bir oranda kullanılamaması veya kalıcı bir ağrı durumu) kaldıysa, bu durum maluliyet olarak adlandırılır.

Örneğin, bedensel gücüyle çalışan bir işçinin kolunda %10’luk bir kalıcı hasar oluştuysa, bu kişi kaza öncesine göre artık aynı işi yaparken %10 daha fazla efor sarf etmek zorunda kalacaktır. Gelecekteki çalışma hayatı boyunca yaşayacağı bu “efor kaybı” hesaplanarak peşin bir tazminat olarak kendisine ödenir. Bu hesaplama kişinin yaşına, maaşına ve sakatlık oranına göre aktüerya (hesaplama) uzmanları tarafından yapılır.

2. Geçici İş Göremezlik Tazminatı (İyileşme Süreci)

Kaza geçirdiniz, hastanede yattınız ve doktorunuz size 3 ay istirahat verdi. Bu 3 aylık süreçte işinize gidemediniz ve maaşınızı alamadınız veya ticari faaliyetiniz durdu. İşte iyileşme süreci boyunca çalışamadığınız için mahrum kaldığınız bu kazanç, geçici iş göremezlik tazminatı olarak talep edilir.

3. Tedavi Giderleri ve Bakım Masrafları

Kazadan sonra hastaneye yatırıldığınız andan itibaren yapılan ameliyatlar, kullanılan ilaçlar, fizik tedavi masrafları, tekerlekli sandalye veya protez gibi medikal harcamalar bu kapsama girer. SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) bu masrafların bir kısmını karşılasa da, SGK’nın karşılamadığı özel hastane fark ücretleri veya özellikli tedaviler için sigorta şirketine veya kusurlu tarafa başvurulabilir. Ayrıca, kaza sonrası kendi ihtiyaçlarınızı karşılayamayacak duruma geldiyseniz ve bir bakıcının yardımına ihtiyaç duyuyorsanız, bakıcı giderleri de bu kalemin içindedir.

4. Manevi Tazminat

Kazanın üzerinizde bıraktığı korku, acı, elem ve üzüntünün bir nebze olsun telafi edilebilmesi için istenir. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı değildir, ancak mağdurda bir “tatmin duygusu” yaratacak miktarda olmalıdır. Unutulmamalıdır ki, manevi tazminat zorunlu trafik sigortasından (Trafik Poliçesi) talep edilemez. Bu tutar doğrudan kazaya neden olan sürücüden, araç sahibinden veya varsa İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) sigortasından istenir.

TAZMİNAT DAVASI KİME KARŞI AÇILIR?

Yaralanmalı bir trafik kazasında muhatap alabileceğiniz birden fazla taraf vardır. Mağduriyetinizin giderilmesi için genellikle şu kişi ve kurumlara başvurulur:

  • Karşı Aracın Sürücüsü: Kazaya doğrudan sebebiyet veren kişidir.
  • Karşı Aracın Sahibi (İşleten): Aracı kullanan kişi ile ruhsat sahibi farklıysa, araç sahibi de oluşan zarardan “tehlike sorumluluğu” gereği sürücü ile birlikte müteselsilen (ortaklaşa) sorumludur.
  • Zorunlu Trafik Sigortası: Karşı aracın trafik sigortası, poliçe limitleri dâhilinde bedensel zararlarınızı karşılamakla yükümlüdür. Günümüzde bedeni tazminatların tahsil edildiği en güvenilir kurum sigorta şirketleridir.

GÜNCEL GELİŞMELER: ANAYASA MAHKEMESİ VE YARGITAY NE DİYOR?

Son yıllarda trafik kazası tazminatlarında mağdurlar lehine çok önemli hukuki gelişmeler yaşandı. Sigorta şirketleri, ödenecek tazminat miktarlarını düşürmek için Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na bazı özel formüller ve sınırlamalar getirmişti.

Ancak Anayasa Mahkemesi (AYM), yakın zamanda verdiği iptal kararlarıyla bu sınırlamalara “dur” dedi. AYM, tazminat hesaplamalarının sigorta şirketlerinin belirlediği dar kalıplara göre değil, Türk Borçlar Kanunu’nun “gerçek zarar” ilkesine göre yapılması gerektiğine hükmetti. Yargıtay’ın güncel içtihatları da bu yöndedir. Yani mahkemeler, kazazedenin sadece kağıt üzerindeki değil, hayatın olağan akışındaki “gerçek” maddi kaybının eksiksiz olarak karşılanmasını temel kural olarak benimsemektedir.

ZAMANAŞIMI SÜRELERİNE DİKKAT!

Haklıyken haksız duruma düşmemek ve hakkınızı kaybetmemek için zamanaşımı süreleri hayati önem taşır. Kural olarak trafik kazalarından doğan tazminat talepleri 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak trafik kazası aynı zamanda bir suç (taksirle yaralama veya ölüme neden olma) teşkil ettiği için hukukumuzda “uzamış ceza zamanaşımı” devreye girer. Yaralanmalı kazalarda bu süre genellikle kaza tarihinden itibaren 8 yıldır. Yine de, delillerin toplanması ve kusur durumunun net tespiti için kaza sonrası en kısa sürede hukuki sürecin başlatılması mağdurun yararınadır.

SÜRECİ NASIL YÖNETMELİSİNİZ?

Trafik kazası sonrası sigorta şirketlerine yapılacak başvurular ve açılacak davalar oldukça teknik süreçlerdir. Maluliyet oranının doğru hastaneden (Adli Tıp veya Üniversite Hastaneleri) alınacak bir Sağlık Kurulu Raporu ile ispatlanması, kusur oranlarına itiraz edilmesi ve aktüeryal hesaplamaların denetlenmesi uzmanlık gerektirir.

Çoğu zaman sigorta şirketleri, başvuruculara dava yoluna gitmemeleri için erken aşamada düşük ödeme teklifleri (ibraname) sunabilmektedir. Gerçek zararınızın çok altında olabilecek bu tür belgeleri imzalamadan önce dosyanızın, bedensel tazminatlar konusunda çalışan uzman bir avukat tarafından incelenmesi ileride yaşanacak hak kayıplarının önüne geçecektir. Bir kazada en önemli şey sağlığınızdır; hukuki ve maddi haklarınızın korunması ise profesyonel bir takiple güvence altına alınabilir.

 

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir